Eğitim ve Seminerler

Büyükşehirlerde yaşayanlar, bunun avantajlarını bilse de, genellikle metropolde yaşamanın zorluklarına odaklanır.

Trafik yoğundur, hava kirlidir, her yerde sıra vardır…

Ama “erişmek” onlar için kolaydır.

Eriştikleri şeylerden biri de, eğitimdir.

Kendilerini geliştirmek için sayısız kurs bulabilir, sık sık düzenlenen seminerlerde dinleyici koltuğuna oturabilirler.

Fakat, ne yazık ki, ülkemizin daha ücra köşelerinde, bunları yapmak için sayısız fırsat yoktur…

SEY Vakfı, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesindeki YEGAM’ın eğitmenleriyle, Türkiye’nin en ücra köşelerine giderek, dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara, ailelere, bölgelerinin sosyo-ekonomik şartlarına uygun eğitimler vermeyi, seminerler düzenlemeyi amaçlamaktadır.

Aile Eğitimleri
18 Kasım 2020

Doç. Dr. Sebla GÖKÇE

Eğitimin Konusu: Aile sınırları içinde çocuklar! Kayıplar ve Kaygılar Eğitim İçeriği:
  • Aile sınırları içerisinde çocuk yetiştirmek
  • Nasıl sınırlar koyulur
  • Sınır problemleri
https://www.youtube.com/watch?v=Fat8viY3T1Y
Devamını Oku
Aile Eğitimleri
26 Ekim 2020

Prof. Dr. Bilge Uzun

Hikayenizi baştan yazmaya ne dersiniz?
Devamını Oku
Aile Eğitimleri
15 Ekim 2020

Doç Dr. Yavuz Samur

Eğitimin Konusu: Dijital çağda çocuklarımızın teknoloji kullanımı! Eğitim İçeriği:
  • Teknoloji, oyun, sosyal medya, internet bağımlılığı
  • Ekran süresi ve yönetimi
  • Ekranlardaki uygulama ve oyunların çocuklarımız üzerindeki olumlu/olumsuz etkileri
  • Dijital çağda bilinçli bir ebeveyn/çocuk olmak için neler yapılabilir.
Devamını Oku

BEN ÇOCUĞUM HAKLARIMLA VARIM!

18 yaşından küçük her insan çocuktur ve çocuklar hukukun öncelikli konusudur. Beslenme, barınma, giyinme, eğitim, sağlıklı bir çevrede yaşama ve oyun oynama çocukların en temel ihtiyaçlarıdır. Bunlar aynı zamanda birer haktır. Ancak çocukların haklarından yararlanabilmeleri genellikle büyüklerin yardımıyla mümkün olabilmektedir. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çocuk haklarını güvence altına almak için 20 Kasım 1989’da Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi (ÇHS) kabul etmiştir. Türkiye, bu sözleşmeye hemen taraf olan ülkelerden biridir. ÇHS çocukların ekonomik, sosyal, kültürel, medeni ve siyasi haklarını oldukça ayrıntılı bir biçimde kaleme alan ve çocuğa karşı devletin, idarenin pozitif yükümlülüklerinin neler olduğunu irdeleyen ayrıntılı bir sözleşmedir. Devletin çocuğa yaklaşımının ne olması gerektiğini, bilimsel yöntemlere dayanarak evrenselleştirmeyi ve çocuğun hakları bakımından temel ilkeleri somutlaştırmayı amaç edinmiştir. Taraf ülkeler bu sözleşmeyi hazırlarken çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk, sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin gerekliliğini kabul etmişlerdir. Ayrıca çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve özellikle barış, değerbilirlik, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin gerekliliğini savunmuşlardır. Çocukların sevgiye, şefkate ve korunmaya herkesten daha çok ihtiyacı olduğu su götürmez bir gerçektir. Çocuk toplumun bir parçası ve gelecekteki toplumun güvencesidir. Bu bakımdan çocuk haklarının özgürlük içinde ve dengeli bir şekilde korunması hem çocuğun hem de toplumun yararınadır. Bu nedenle çocukların gelişimine önem vermek zorunludur. Kişi nasıl bir çocukluk geçirirse ileride de öyle bir birey olur. Ancak, özgürlük içinde, baskıya ve şiddete maruz bırakılmadan yetişen çocuk ileride yaşadığı toplumun sağlıklı olmasını ve aynı zamanda kendisinin de yaşadığı topluluğun bir parçası olmasını sağlayacaktır. Bu atölyede çocuklara, Çocuk Hakları Sözleşmesi tarafından verilen haklar oyunlaştırma ve sanat yoluyla sunularak; bu hakların neden sunulduğu ve bu haklar verilmeseydi sonuçları neler olabilirdi konuları üzerinde tartışmalar yürütülecektir. Çocuklar adalet anlayışı güçlü, haklarını koruyan bir grup olarak, bu hakları bilmeleri ve bu bilgiyi hayatlarına taşımaları onların güçlü ve kendini/diğerlerini savunan bireyler olmasına katkıda bulunacaktır.

 

ELEŞTİREL DÜŞÜNME TEMELLİ FELSEFE

Düşünme kavramı, insanlığın doğuşu ile ortaya çıkmış en eski kavramlardan biridir. İnsanın var olmasının kanıtı düşünebilmesine bağlıdır. Ünlü filozof Descartes’in “Düşünüyorum; öyleyse varım!” cümlesi, düşünmenin insanın var oluşundaki önemini kanıtlamaktadır. Descartes, evrendeki tüm olgulara şüphe ile yaklaşmış ve insanın hiçbir şeyin varlığından emin olamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Ulaştığı en önemli bilgi ise; tüm bunları düşünebildiğine göre kendi varlığından emin olabileceği olmuştur. Düşünmenin “eleştirel” kısmı ise üst düzey düşünme becerilerinden oluşmaktadır. 21. yüzyıl becerilerinden biri olarak sayılan eleştirel düşünme, Türk eğitim sisteminin öğrenciye kazandırmayı hedeflediği en önemli becerilerden biridir ve bu becerinin kazandırılmasına yardımcı olabilecek derslerin başında felsefe dersi gelmektedir. Öğrenciler felsefenin ele aldığı konuların derinliği ile düşünme hakkında düşünme fırsatı da bulabileceklerdir. Öğrenciler için felsefe oturumlarında kullanılan “Sokratik Sorgulama” tekniği ile öğrencilerin zihinlerinde saklı bulunan düşünceler ortaya çıkartılır. Sorulan sorular ile öğrencilerden konuyu derinlemesine düşünmeleri ve tartışmaları istenir. Oturumlarda kolaylaştırıcı olarak bulunan öğretmen, çocukların ortaya koyduğu düşünceleri temellendirmelerini, neden öyle düşündüklerini açıklayabilmelerini, kanıt göstermelerini ve alternatif düşünceler sunmalarını sağlar. Bu atölyede amaç; öğrencilerin güncel ve felsefi sorunlar karşısında yeni fikirler oluşturmalarını, çözüm önerisi sunmalarını, fikirlerini temellendirmelerini öğrenmelerini ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmelerini sağlamaktır. Üstün potansiyelli öğrenciler doğal olarak üst düzey düşünme becerilerini kullanmaya eğilimli çocuklar olup; bu atölyede onlara öğretilecek olan ‘’Sokratik sorgulama, Plus Mınus Interesting, Other People’s Views, Aims Goals and Objectives gibi araçlar onların daha etkin düşünmesine destek olacaktır.

KENDİ İŞİMİ KURABİLİRİM

Eğitim, ekonomik kalkınmanın temeli olan “üretim” için daha fazlasına ihtiyaç duyulan girişimciliği gençler için bir kariyer seçeneği olarak tanıtmak, girişimcilik kültürünün temelleri ve girişimcilik kültürünün geleceği hakkında öğrencileri bilgilendirmek amacını taşımaktadır.

Gelişen teknoloji üretim ve satın alma davranışlarını da değiştirerek geleneksel girişimcilikten dijital girişimciliğe geçişi hızlandırmıştır. Bu nedenle dijital teknolojinin genç girişimcilere sağlayacağı fırsatlara öğrencilerin dikkatlerini çekerek ülkemizdeki genç girişimci teşviklerine yönelik onları bilgilendirmek eğitim içeriklerinde yer almaktadır. Ayrıca girişimciliğe yönelik vaka çalışmaları, atölyeler, grup projeleri ve başarılı girişimcilerin deneyim paylaşımları ile öğrencilerin girişimci düşünce biçimini kavramaları, finansal getirilerini fark etmeleri ve girişimcilikte kariyer yapma motivasyonlarının artması beklenmektedir.